14 Ağustos 2009 Cuma

About a boy

Hayatımıza girdiği anı çok net hatırlayabiliyorum, Kadıköy'de çalıştığım klinikte bir Cumartesi günü telefonda sevinçle vermişlerdi müjdeyi. "Hala oluyorsun" diye. "Hala olmak" derken???

O soru işaretlerinden bugüne 2 yıldan fazla geçmiş geçmiş. İlk doğumgününde yanında değildim, neyse ki ikincide yakalayabildik. Karşımızda mumlarını üflemeye çalışan, anlamadığımız şekilde Flemenkçe kelimeler kullanan, minik araba delisi, kızıl saçları, tatlı tek gamzesiyle, füzyon isimli biricik yeğenim: BARAN

Genetik olarak baktığımızda kardeşimin çocuğu olarak 25% aynı genleri taşıyoruz ki bence küçümsenir bir oran değil, duygusal olarak ise 100% bağlandık, aşık olduk, özler olduk...


Hollanda ile özdeşleşen turuncu rengi crocks'ları


Henüz şeker ve çikolata ile tanışmamış olan Baran, hayatı bu üzüm ve elma kurularından ibaret sanıyor; tüm kutu bitene kadar büyük bir el manipülasyonu ile tek tek taneleri mideye hoplatıyor.



Doc Hudson & Sheriff



Büyük ihtimalle hiç anlayamayacağım ama hayalgücü ile ona anlatabileceğimiz masal kitapları (Baran, bak bu Kıtmir..)


Dikkat!!! Evde yürürken karşınıza araç çıkabilir !!!



Uykusunda terapik, sedatif, hipnotik etki yaptığına inandığım "Cars" ailesi, nasıl olup da uykusunda bir an elinden bırakmadığına ve 2 yaşında bu bağlılığa pes doğrusu!

İlahi Barancım, çok yaşa sen e mi???

1 yorum:

  1. Her gun bunlari yasamama ve gozlemlememe ragmen her okudugumda gozlerim yasariyor. Cok yasa Baran'imin halasi!

    YanıtlaSil