Anneme ve babama teşekkürler, onlar benim doğumgünümü kutlarken ben de onlara varlığım için teşekkür borçluyum sanırım. Cesaretle beni dünyaya getirdikleri ve büyüttükleri için. Dünya üzerinde kapladığımız yeri anlamlı kılan herkese teşekkürler gerçekte.. Zaman geçtikçe büyümeyen ruhlara, doğumgünü çok da fazla birşey ifade etmiyormuş. Sadece fizyolojik olgularız neticede, vücut başka yöne ilerlerken ruh "aynen" kalıyor, bunu çok fazla insanda farkettim son zamanlarda. Evet diyordu Aysel Teyze "ben 60 yaşına geldim ama işe bak ki çok genç hissediyorum kendimi, ben aynıyım". Doğru olabilir mi? Zamana olan bağımlılığımızla aldatıcı bir kontrast değil mi bu? Beden bize bir oyun oynayıp bir gün aynaya baktığımızda pek şaşırarak "aa yeni bir beyaz saçım oldu" yada "yavaşladı tabi metabolizma çabucak yoruluyorum bak artık" veya "vay anasını o günden bugüne 10 yıl geçmiş aradan" diyeceğimiz günler zannettiğimiz kadar da uzakta değil mi? En zor soru ise gerçekten kim yaşlanmak ister ki?? US'ten gelen hocamın vereceği seminere sırt çantası ile girdiğini ve 70 yaşlarında olmasına rağmen çocuk gibi ellerini ayaklarını kıpır kıpır oynattığını gördüğümde çok ürkmüştüm, o aslında hiç büyümemişti ki...
Neyse efendim ruhu hala çocuk kalmış, kalan ve kalacak olan herkese nice yaşlar diliyorum. Ta ki birgün bir yerde, bir aynada kendilerine toslayana kadar...

Bu doğumgünümde hatırlayacaklarım; isabetli nokta atışları için teşekkürler.
....
"-Hahaha dün gibi hatırlıyorum, yeniden Japonya'ya gideceğim için nasıl da heyecanlıydım o günlerde..
- Ne de güzel bir ülkeymiş, keşke hiç dönmeseydin.
- Yaaa o zaman büyük depremde orada olacaktım.
- Hay Allah bak onu unutmuştum bi tuhaf oldum duyunca, nerden hatırladın?
- Bu arada yılın 2019 olduğunu da belirtelim istersen."