31 Mayıs 2009 Pazar

What is your impact factor?

Akademik hayatımıza renk katan terimlerden biri olan "Impact Factor" akademik dergilerin gerçek saygınlığını gösteren ve yılda kaç kez site edildigi üzerinden hesaplanan ortalama rakamlardır. Bu mantıkla söylenebilir ki; çok iyi bir dergide çok güzel bir makale yayınlamış olsanız bile eğer yeterince kişi sizin yayınınızla ilgilenip citation olarak göstermemişse çok da bir anlam taşımıyor ne yazık ki... Bu noktada sadece güzel bir dergide yayın yapmakla kalmayıp, bir de onu diğer bilim adamları görsünler ve kullansınlar diye cebinizde extra bir endişe ile de dolaşır hale gelmeniz arzulanıyor sanki. "Paris'te lanetli bir ressam olmaktansa impact faktörü düşük bir dergide yayın olmayı tercih ederim" demesi mi bekleniyor yayınlarımızdan?
Seriously, what is wrong with some people?

Durum böyleyken, aşağıda yer alan formüldeki gerçeklik payı da artıyor doğal olarak..:)

28 Mayıs 2009 Perşembe

İnsanın bir kardeşinin olması....



...başınıza gelebilecek en güzel şeydir. Kendi seçme şansınız olmadığı için anne ve babanıza bir kat daha hayranlık duymanızı gerektiren bir duruma dönüşür zaman içerisinde. Kendi açısından misler gibi yaşayıp giderken birden ortalığı darma duman etmeye gelen davetsiz bir misafirdir kardeş. Ben çok güzel karşılanmıştım gerçi, buradan teşekkür ediyorum. Geldiğimden beri beni hiç yalnız da bırakmadın...Çatı katı terasımızdaki minik arabalı günler (Safinaz & Temel Reis), çocukluğumuza damgasını vuran Alphaville ve Nena şarkıları, ezberlerden çıkmayan film replikleri, sonraları ise koşulsuz destek ve sevgisi ile hayatımdaki en benden insan olmuştur benim canım kardeşim...

Olayın biyolojik ve genetik boyutuna bakarsak bu "canlı" ve sizin aranızdaki davranış ve biçimsel değişiklikler anne ve babadan gelen homolog kromozomların kolları arasında meydana gelen parça değişimleri ile (crossing-over) oluşur. Bu parça değişimleri ile rekombinant (yeniden düzenlenmiş) DNA molekülleri meydana gelmekte ve böylece kardeşiniz, aynı genetik alt yapıdan gelmenize rağmen size fazla da benzemeyerek hayatınızı daha da güzelleştirmek için gönderilmiş eşsiz bir armağan olma sıfatına erişmektedir... Yani, en azından benim için öyle...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

This is Love with a capital "L"!

Kendisiyle tanışmışlığım hayatımın farklı bir döneme geçtiği ve sonunda gerçeğimi çizmeye başladığım dekatın başlangıç zamanlarına rastlar. Bir düzeni değiştirmek, bilinmeyene gitmek ve yeni keşifler beni hep için için çektiğinden olsa gerek kendisine kendi ayaklarımla gönüllü olarak gittim ben. İlk gördüğüm anda etkilenmiştim, hoş zaten kim olsa etkilenirdi… Dün gibi hatırlıyorum da yaşanacak olan günlerin heyecanı ile nasıl da çarpmıştı yüreğim. Bir yandan dinginlik vaadeden güvenli kolları ile sarıp sarmalamaya hazırdı, diğer yandan da sohbeti eski bir dost gibi tanıdık geliyor ve benden izler taşıyordu şaşırtıcı biçimde… 9 ay kadar sürdü mutlu beraberliğimiz. Bu sürede beni hiç üzmediği gibi hep sürprizleri ile hayatıma renk katmaya devam etti. Sonrasına ne ben onu unutabildim, ne de o beni beklediğini söylemekten yoruldu. Gözlerimi kapattığımda hala gözlerimin önüne gelmesi bu sebeptendir. Zira bana beraberinde getirdiği herşeye de minnettarım. Bu da ona olan aşkımın artmasına yeter de artar bile… Yok yok, mütevazilik etme, biliyorum sen hep oradaydın da, ben seni geç tanıdım..
İşte yine söylüyorum; hep de fütursuzca söyleme taraftarı olmuşumdur: Seni seviyorum!!!



22 Mayıs 2009 Cuma

HOŞ GELDİM !!!!

Ve de pek hoş bulduk...Aynı zamanda da biraz karışık ve zor bulduk. Öyle ki destek almadan yapamadık hatta...Yine de keşiflere açık bir bölge olması heyecanlandırdı bizi...İlginç olarak hayatımdaki ilk ve tek ve muhtemelen son blog deneyimini evimden uzakta bir tatil şehrinde gerçekleştiriyor olmak umarım böyle Ege denizi gibi serin, ferah ve püfür püfür rüzgarlar estirir blogta.. O rüzgarlar da eğer olursa okuyanların üzerlerine bir parça serin nefes üfler umarım...

Evet evet kesinlikle pek hoş bulduk!!!