"Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına...şaşırmak ölene kadar... şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek..."
Budur ruhumuzun derinliklerinde yatan serüven. Budur bizi okyanuslar aşmaya götüren. Budur olgunlaştıran, geri dönüp baktığımızda ruhumuza bir nebze huzur katan... Bu yüzden kendini özleyen Hayat'ın oğulları ve kızları keşif yolculuklarına çıkar kendilerini bildi bileli... Sırf meraktan...