Efendim "ayakkabı" deyip geçmeyelim... Çeşitliliğin ana nedeni erkekler arasında daima merak konusu olmuştur ama şöyle açıklamak isterim ki, her event'in, sezonun ve hatta moodun ayakkabısı farklı oluyor. Örneğin kışın çizme desek topuklusu, düzü yada son yıllarda çıkan ugg tarzları, günlük hayatımızda ise; düz, babet, spor, sandalet, sivri burun, yuvarlak burun, sadece ucu açık, sivri topuk, kalın topuk, platform topuk, dolgu topuk formları, terlik desek; düz ve topuklu terlikler, spor ayakkabılar, taşlı, bantlı ve tokalı ayakkabılar vs vs... derken sonu olmayan bir dünya çıkıyor karşımıza...Bununla birlikte kimliğinizi sadece bir ayakkabı ile değiştirmek oldukça eğlenceli bir durumdur ki babet ile şeker kız, sandalet ile özgür kız, dolgu topuk ile şehir kızı, ince topuklu ayakkabılar ile feminen kız, botlar ile asi kız havasina bir anda girebilirsiniz.
Toplu gösterim-2009 Temmuz
Benim açımdan olay şöyle başladı. Hayatımda ilk maaşımı aldığım gün (ilk asistan maaşım) gidip ilk ve son CAT botlarımı almıştım, o yıllarda son derece "in" idi, sonrasında her kendimi ödüllendirişim bir ayakkabı ile oldu... Japonya'daki Çin malı ucuz ayakkabılar da üstüne tuz biber ekince 9 ay gibi bir zamanda bunun iki katı rakama ulaşmam pek de zor olmadı bu şartlarda...
Bu durumun kontrendikasyonları:
1- Evde en çok yeri kapladığınızdan ailenin diğer fertlerine karşı vicdan azabı duyarsınız.
2- Hepsini giymek kısmet olmadığından yıllarca giymediğiniz bi dolu ayakkabınız olur, atamazsınız da, öylece arada sıkışmışlardır.
3- Birini atmadan yenisini alacak durumda değilsinizdir.
4- Varsa erkek arkadaşınız/eşiniz/annenız/babanız her fırsatta ayakkabı rakamını gözünüze sokmak için tetikte beklemektedir..
"-Bence onu artık alma, sende çok var zaten..
-Ne olacak, senin de "n" çift ayakkabın var, biz bişey diyor muyuz..." dialoglarının yaşanması an meselesidir.
5- Naparsanız yapın Japon İmparatoru size madalya vermeyecektir(!).
Endikasyonları:
1- Her yılın ve sezonun modasına uygun (sivri burun, yuvrlak burun, açık burun) birkaç çift ayakkabınız mevcuttur. Sezonlar gelip geçse de bu sizi zerre kadar etkilemez.
2- Bir geceye giderken elbiseye ayakkabı rengi uydurme derdiniz yoktur, nasılsa her renkten vardır.
3- Arada evde giyip dolaşabilir, uzun zamandıır giymediğiniz ayakkabılarınızla hasret giderebilirsiniz.
4- Ev gezmelerinde yanınıza alacak bir çift tertemiz ayakkabınız mutlaka vardır.
5- Manolo Blahnik'in kadınların ayakkabı tutkusunu anlayabilmiş olan ender erkeklerden olduğunu kabullenip, "Sex and the City" dizisinde Carrie Bradshaw rolündeki Sarah Jessica Parker, hırsızla karşılaştığı bir sahnede "Fendi çantamı, yüzüğümü, saatimi al ama Manolo'larıma dokunma!" dediğinde bunu herkesin aksine gayet doğal karşılayabilirsiniz.
Babet denen tarz böyle birşey, tabanı düz ve 90% önü kurdelalı yada taşlı
Kişisel gelişimim sağdan sola:
İlk maaşımla aldığım Caterpillar botlar -2001-
Amerika günlerinde Payless'ten $10'a aldığım kırmızı botlar -2005-
Abimin hediyesi olarak ilk aldığım Nike pabuçlar -2000-
Hong Kong'tan $20'a aldığım Converse'ler -2006-
Neden aldığımı hala anlamadığım, son derece tarzım dışı Puma'lar -2007-
+1 dezavantaj... aynı ayakkabı numarasına sahip arkadaşlar sürekli kolleksiyonunuzu taciz edebilirler....
YanıtlaSilHiç sorun değil, biliyorsun:)
YanıtlaSil